Sayfalar

18 Mart 2010 Perşembe

başka dilde aşk (değerlendirme)

öncelikle söylenmesi gereken tek birşey var: oturup ikinci kez hatta defalarca izlenebilecek filmlerden biri değil.

filmde sağır kütüphaneci ve web tasarımcısı olan bi oğlanla çağrı merkezinde çalışan bir kızın hikayesi anlatılıyor.
saadet ışıl aksoy'a yumurta filminden gıcık olduum ve oyunculuğunuda ciddi manada beğenmediğim için mert fırat içinde olmadığı sahneler beni biraz baydı.saadet ışıl'a gıcıklığımdan mı ya da oyuculuğunun kötü olmasından mı kaynaklıdır bilmem ama mert fırat çok sağlam bi oyunculuk sergilemiş.

filmde herhangi bi aşk hikayesi yok.başta da söylediğim gibi iki gencin hikayesi, aşık olma hikayeside denebilir ama aşk adına hiç bir sağlam öğe bulunamadı bu filmde.
  • filmin başı sevişme ile başlıyor zaten.buda bende acayip duygular hissettirdi.
  • oğlan kıza aşık hissini veriyor ama kızdan alınabilen böyle bi duygu yok.
  • oğlan kızın yanında gerçekten acınacak duruma düştüğünü film boyunca hissettiriyor ama bunu söylemiyor.filmin sonunda babasıyla olan hikayeyi anlatınca bi üüntü oluşuyor bende.
  • en kalite kallavi rol ise kamuran rolü ile tuğrul tülek oluyor gözümde.hikayeside acayip, oyunculuğuda güzel ama sıkıntısına çözüm getirildikten sonra yani sokağa çıktıktan sonra kendisinden hiç bahsedilmiyor.
  • oğlan işten izin alınca dönmek bilmiyor.
  • kızın iş yerindeki hikaye eğlenceli, kendisine aşık olan müdürü o bölümlere renk katıyor.
  • filmin sonunda iki çift ayrılınca, kız eşyalarını almaya geldiğinide oğlanın geldiğini duyunca saklanıp, seslice bağırarak ağlıyor.insan içinden 'hadi olum kulakların açılmış olsun, duy şu kızın sesinin' diyorsun.çünkü filme başka umutlarla başlıyorsun ama gidişat farklı olduğu için hikayeyi mutlu sonla başlamak istiyorsan.bundaki etkenlerden biri benim filmin özetlerini okumuyor olmamda olabilir.
  • filmin saçma başlangıcı filmin sonunda insanı acayip mutlu ediyor.oğlanla kızın ilişkisi bitmişken filmin başında olduğu gibi kız oğlanın kapısını çalıp 'ceketim sizde mi kalmış' diyor ve benim içime soğuk bi su serpiyor.
tekrar tekrar izlediğim sahneler:
  1. zeynep'in evine eşyalarını almak için gittiğinde arkadaşının sokağa fırlayıp 'onur koş zeynep bayıldı' diye bağırması ve onur'un duyamaması.
  2. gösteri düzenlenirken polislerle göstericiler anlaşmışken onur'un yanlış anlayıp polise saldırması
  3. onur kütüphanedeyken bir gencin telefonla konuşuyor olması ardından onurun telefonu kapatmasını istemesi ve gerisinin spoiler içermesi :)
10 üzerinden 5 denilebilir.
anlattım izleyesim geldi ama gerçektende aşk ismi üzerine kurulu olmasına rağmen size o duygu hissetiremeyecek bi çok köpük olay gelişiyor ve bu beim canımı sıkıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder